Fenerbahçe için şahlanma haftası olabilir!
Köşe Yazarı & Spor Yorumcusu

Fenerbahçe camiası için önümüzdeki günlerin sıradan bir hafta olmayacağını düşünüyorum.
Hem saha içinde hem de kulüp yönetiminde alınacak kararlar, Fenerbahçe’nin önümüzdeki dönemde nasıl bir yol izleyeceği açısından son derece önemli.
Bir tarafta takımımızın Eyüpspor karşısında aldığı tarihi 8-0’lık galibiyet, diğer tarafta önümüzdeki milli ara ve kulübün geleceği açısından kritik gelişmeler…
Eyüpspor karşısında alınan 8-0’lık galibiyet, sadece üç puan anlamına gelmedi. Fenerbahçe’nin yeniden özgüven kazanması, futbolcuların moral bulması ve camianın şampiyonluk havasını tekrar hissetmesi açısından da önemli bir gece oldu. Fenerbahçe bu galibiyetle milli araya 10 puanla girdi.
Şimdi önümüzde yaklaşık üç haftalık çok değerli bir milli takım arası var.
Bu süre Fenerbahçe için büyük bir fırsata dönüşebilir.
Sakat futbolcuların tamamen iyileşmesi, fiziksel olarak hazır olmayan oyuncuların eksiklerini gidermesi, takıma yeni katılan isimlerin birbirlerine daha fazla alışması ve özellikle sezonun geri kalanına çok daha güçlü hazırlanılması gerekiyor.
Nitekim Marco Asensio’nun sakatlığını atlattığı ve milli ara döneminde özel programla çalışmalarını sürdüreceği de haber akışına yansıdı. (GZT)
Yani saha içerisinde yeniden yapılanmak için elimizde çok değerli bir zaman var.
Ama mesele sadece saha değil.
Fenerbahçe’nin artık camia olarak da yeniden kenetlenmeye ihtiyacı var.
Son dönemde Fenerbahçe adına belki de en dikkat çekici gelişme, yıllardır farklı taraflarda duran önemli isimlerin yeniden aynı masa etrafında buluşabilme ihtimalinin gündeme gelmesi.
Basına yansıyan son haberlere göre Aziz Yıldırım’ın eski başkanımız Ali Koç ile görüşerek Maltepe projesinde birlikte çalışma ihtimalini değerlendireceği, Ali Koç’un vereceği cevaba göre Hakan Safi’nin de bu sürece dahil edilebileceği konuşuluyor. (Sözcü)
İşte bence Fenerbahçe açısından asıl önemli nokta tam da burası.
Fenerbahçe’nin artık birbirini dışlayan değil, birbirinden faydalanan bir yapıya ihtiyacı var.
Aziz Yıldırım’ın tecrübesi…
Ali Koç’un kulüp içerisindeki geçmiş dönem tecrübesi ve katkıları…
Hakan Safi’nin iş dünyasındaki gücü ve Fenerbahçe’ye olan bağlılığı…
Bunların hepsi doğru şekilde değerlendirildiğinde, birbirinin alternatifi olmak yerine Fenerbahçe’nin ortak menfaatleri için kullanılabilecek değerlerdir.
Benim düşüncem şu:
Eğer bu hafta yapılacak görüşmeler ve alınacak kararlarla Aziz Yıldırım Başkan’ın ortaya koyduğu bazı fikirler hayata geçirilir ve eski başkanımız Ali Koç’a Samandıra’da aktif bir görev, başkan adayımız Hakan Safi’ye de farklı bir proje veya kulüp yapılanması içerisinde önemli bir sorumluluk verilirse, bu Fenerbahçe camiasının yeniden bütünleşmesi adına çok güçlü bir mesaj olabilir.
Çünkü mesele artık “kim haklıydı?” meselesi olmamalı.
Mesele;
Fenerbahçe nasıl daha güçlü olur?
olmalı.
Geçmişte başkanlık yapmış isimlerin tecrübelerinden faydalanmak, kulübe maddi ve manevi katkı sunmak isteyen insanların önünü açmak ve herkesin Fenerbahçe çatısı altında kendisini değerli hissetmesini sağlamak gerekiyor.
Fenerbahçe’nin çok büyük bir camia olduğunu hepimiz biliyoruz.
Ama büyük camia olmanın gereği sadece tribünleri doldurmak veya milyonlarca taraftara sahip olmak değil.
Büyük camia olmak, gerektiğinde aynı hedef için farklı düşüncelerdeki insanları bir araya getirebilmektir.
Önümüzdeki günlerde alınacak kararların bu açıdan çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Saha içerisinde Eyüpspor karşısında yakalanan hava…
Üç haftalık milli ara…
Sakatların dönüşü…
Futbolcuların fiziksel olarak daha iyi seviyeye gelmesi…
Takımın yeniden özgüven kazanması…
Ve bütün bunların üzerine camia içerisinde yeni bir birliktelik havasının oluşturulması…
Bunların hepsi aynı anda gerçekleşirse, Fenerbahçe için gerçekten yeni bir dönemin kapısı açılabilir.
Unutmayalım:
8-0 sadece bir skor değildir.
Doğru değerlendirilirse, kötü başlayan bir sürecin ardından takımın yeniden ayağa kalkmasının psikolojik başlangıcı olabilir.
Şimdi yapılması gereken, bu galibiyetin verdiği morali büyütmek.
Milli arayı en iyi şekilde değerlendirmek.
Eksikleri tamamlamak.
Sakatları geri kazanmak.
Takımı şampiyonluk yarışına daha güçlü hazırlamak.
Ve en önemlisi…
Camianın içerisindeki kırgınlıkları azaltmak.
Fenerbahçe’nin ihtiyacı yeni ayrılıklar değil, yeni bir birliktelik.
Fenerbahçe’nin ihtiyacı birbirine karşı konuşan insanlar değil, aynı hedef için birlikte çalışan insanlar.
Fenerbahçe’nin ihtiyacı;
tek hedef, tek mücadele, tek Fenerbahçe.
Belki de bu hafta alınacak bazı kararlar, yıllardır özlediğimiz o büyük birlikteliğin ilk adımı olabilir.
Aziz Yıldırım, Ali Koç, Hakan Safi ve Fenerbahçe’nin değerli tüm isimleri…
Herkesin kendi döneminde yaptığı katkılar bir kenara bırakılıp, bundan sonra “Fenerbahçe için ne yapabiliriz?” sorusunun etrafında birleşmesi gerekiyor.
Çünkü Fenerbahçe’nin kaybedecek zamanı yok.
Şimdi birlik olma, güçlenme ve yeniden şahlanma zamanı.
Belki de yıllar sonra bu haftaya dönüp baktığımızda;
“Fenerbahçe’nin yeniden ayağa kalktığı hafta buydu.”
diyeceğiz.
Yeter ki herkes Fenerbahçe’yi kendi egosunun, kendi hesabının ve kendi kırgınlığının önüne koysun.
Çünkü Fenerbahçe hepimizden büyük.
💛💙
Atilla Tarık Aksu yazdı
Tarık Aksu
Köşe YazarıKöşe Yazarı & Spor Yorumcusu
Sarı-lacivertli kulübün mali yapısını, yönetim politikalarını, kurumsal projelerini ve Kadıköy ruhunu Fenerim 1907 sütunlarında cesur ve bağımsız bir dille değerlendiriyor.